Så firade ultras första maj i Istanbul

Och naturligtvis var det Besiktas-gruppen Çarşı som gjorde störst avtryck. Artikeln är på turkiska och publicerades i Evrensel. Med lite känsla och kreativitet går det även att förstå den engelska översättningen.

_____________________

Tribünler 1 Mayıs alanlarına indi

Her hafta oynanan futbol maçlarının aynı zamanda emek mücadelesi için bir deneyim birikimi anlamına gelebileceğini düşünmüş müydünüz? Köyiçi, Beşiktaş Kartal Heykeli önü… Formalar, siyah beyaz atkılar… 1 Mayıs’ın gücüne güç katmaya gelen Çarşı ve Halkın Takımı hazırlanıyor. Artık gelenek olan bir tablo. Taraftarların yaratıcılığı ve tribün disiplini sol için de, halkın mücadelesi için de önemli bir potansiyel taşıyor.

Polis taktiği ortada. Nefes almak bile bir direniş. Barbaros Bulvarında biber gazı yağmurundan sonra gruplar dağılıyor. Ara sokaklarda Fenerbahçe’nin Sol Açık grubu sloganlar eşliğinde Köyiçine doğru hareket ediyor. Meydana varınca sabah temkinli davranan kartallar artık mücadelenin ön saflarında yerini alıyor. Biber gazları geri firlatılıyor, barikatlar kuruluyor ve statlarda duymaya alıştığımız tribün tezahüratları meydanlarda 1 Mayıs için inliyor.

İç saha maçlarında tribünler kurtarılmış bölge sayılır. 1 Mayıs’ta Beşiktaş’ta Kartal Heykeli’nin önünde durum aynı. Sosyal medyada dolanan bir habere göre polisler olayları telsizlerde  “Herkesi dağıttık, Çarşı’yı dağıtamadık” olarak tarif ediyor. Manzarayı gören insanların çoğu buna katılmıştır. Bir daha gördük ki tribün grupları; artık 1 Mayıs meydanlarının ve bütün bir hayat kavgasının içindeki dayanışma pratiğinin doğal bir parçası haline geldi.

“İki üç, daha fazla Vietnam!” var ya. İsterseniz domino teorisi de diyebiliriz. Tribünlerin siyasi aktivistleri siyah beyazdan başka renklere de bürünüyor. Bu sene Mersin İdmanyurdu taraftarlarının Redhack pankartları bu doğrultuda önemli 1 Mayıs izleri bıraktı. Aynı şekilde Galatasaray’ın Tekyumruk grubu ve farklı Karşıyaka, Trabzonspor, Gençlerbirliği, Fenerbahçe Ankaragücü ve Adana Demirspor kesimlerinin Türkiye’nin çesitli yerlerinde alanlarda takım renkleriyle 1 Mayıs’ı kutlaması da bunun birkaç örneği.

Karşılıksız sevmenin aynı zamanda tereddütsüz direnmek anlamına gelebileceğini öğreten bir 1 Mayıs geçirdik. Futbol ve tribünler… Siyaset ve sokaklar… Hâlâ iki farklı alanmış gibi tartışılsa da yeni bir algının da önü artık açılmış görünüyor.

Arbetarna vann i Istanbul

1majDISK och KESK lyckades idag, trots alla hinder, med att gå till Taksim med flera tusen medlemmar. Sedan 1978 har arbetare inte kunnat fira på det berömda torget i centrala Istanbul och inte heller i år fick man tillstånd att genomföra större demonstrationer på platsen. Men med successiva förhandlingar och massiv uppbackning kunde fackförbunden undan för undan sätta press på makthavare. Och alla vet nu att arbetarnas plats faktiskt är Taksim och att fackförbunden för första gången på länge har styrka nog att få de styrande på fall i denna fråga.

De mäktiga tågen med arbetare gick helt enkelt inte att stoppa. Det var ett slag utan våld, en seger med kamp, men utan offer. Och i slutet av demonstrationen var så platsen öppen och arbetare firade sin dag vid frihetsmonumentet. Detta var en stor seger.

Vilka mer som var på Taksim? ÖDP, DTP, ett par medlemmar från CHP och naturligtvis fotbollsklubben Besiktas’ ultrasgrupp Carsi. Jag vill tacka alla som dök upp i Istanbul idag och i resten av världen för att vi visat att vi åtminstone en dag om året är den starkaste rösten på gatorna.

Videoklipp och bilder från dagens seger i Istanbul finns här.

Tidigare texter och inlägg om årets första maj i Turkiet.
TKP sluter upp på Taksim.
Gula fackförbund är i en annan världsdel.
Första maj helgdag i Turkiet.
Turkiska fack bjuder in poliser till demonstrationer.
Facken flyttar fram positionerna inför första maj.